İlim bir lücce-i bi-sahildir
Anda alim geçinen,cahildir

 Nâbi

 Manası: İlim, kıyısı bulunmayan bir denizdir. Bu deniz karşısında alim geçinen cahildir.

İlim bir lücce-i bi-sahildir
Anda alim geçinen,cahildir

Nâbi

Manası: İlim, kıyısı bulunmayan bir denizdir. Bu deniz karşısında alim geçinen cahildir.

Tasarımcı Juan Osborne’un, Titanik Faciası’nın 100. Yıldönümü ( 15 Nisan 2012 ) nedeniyle hazırlamış olduğu ve faciada hayatlarını kaybeden 1500 kişinin isimlerini resmin içine yerleştirdiği çalışması.

Sanatçı’nın diğer çalışmaları ve çalışmanın orjinali için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz ;

http://juanosborne.deviantart.com/art/Titanic-100-Years-290345411

Wow! sinyali, 15 Ağustos 1977’de SETI projesi kapsamında uzaydan tespit edilen radyo sinyali. Sadece 72 saniye süren sinyal, Dr. Dr. Jerry R. Ehman tarafından Ohio Devlet Üniversitesi’ne ait Big Ear (Büyük Kulak) radyoteleskopunda dar bantlı bir radyo sinyali olarak tespit edildi. Sinyal, dünya dışı, hatta güneş sistemi dışı kökenli sinyallerden beklenen tüm özelliklere uyuyordu. Medya tarafından büyük ilgi gören sinyal, tüm çabalara karşın tekrar tespit edilememiştir.

Sinyalin yıldızlararası sinyallerden beklenen özelliklere tamı tamına uymasına şaşıran Ehman, bilgisayar çıktısındaki izini daire içine almış, sayfa kenarına “Wow!” (İngilizce hayret ünlemi, “vay be!”) yazdı. Bu ünlem, daha sonra sinyalin adı haline geldi.

Fotoğraf orjinalden alınmıştır. Yuvarlak içine aldığı rakamlar ve harfler ise düzenli olduğu düşünülen mesajdır.

Yasemin Yurduşen - Yeşil Yaprak Arasında Kırmızı Gül Goncası

Türkü Sâbâ makamında olunca tadı başka oluyor. Türkü dinlemeyi seven biriyseniz tavsiyem; hüzünlü bir anınızda dinlemeyin. Salya sümük ağlatır :)

Şu ana kadar dinlediklerim arasında bence en iyi yorum bu bayana ait.

(Kaynak: youtube.com)

Daha önce bahsini ettiğimiz Rus yardımı yalanını ( http://karagozcelebi.tumblr.com/post/74652148093/osman-kocaoglu ) Buhara Cumhurbaşkanı Osman Hoca’nın (Kocaoğlu) oğlu ünlü Türkolog Prof. Dr. Timur Kocaoğlu’nun: “Buhara Cumhuriyetinin 100 milyon altın külçe değerinde altının Kurtuluş Savaşı’na yollandığını ve Rusya’nın sadece 20 milyonunu Ankara’ya yolladığını ve geriye kalan 80 milyon altın külçeyi kendilerinin aldığını” Tarihin Arka Odası isimli tarih programında anlattığı bölüm.

1953 yılında, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece su üstünden seyrederken, saat 2:10 sularında Çanakkale boğazı Nara Burnu açıklarında Naboland adlı bir İsveç yük gemisiyle çarpıştı. Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar’a çarpmıştı. Çarpışmanın şiddetiyle Dumlupınar’ın güvertesinde bulunan 8 kişi denize düştü. 8 kişiden 2 si pervaneye takılarak, biri boğularak yaşamını yitirdi.

Olay yerine ilk olarak Gümrük Motoru geldi. Sağ kalan 5 kişi, Gümrük Motoru tarafından Çanakkale’ye götürülerek hastaneye yatırıldı. Denizaltı öylesine hızlı batmıştı ki geminin içindeki 81 kişiden yalnızca 22’si kıçtorpido dairesine sığınabilmişti. Burada mahsur kalan 22 kişi battı şamandırasını su yüzüne fırlattılar. Güneşin doğmasıyla birlikte civarda dolaşan balıkçı tekneleri tarafından şamandıra görüldü. Gümrük Motoru derhalşamandıranın yanına geldi. Gümrük Motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz, şamandıradaki ahizeyi kaldırarak ve “Alo" diyerek cevap bekledi. Denizaltıdan cevap veren Astsubay Selami Özben; elektriğin kesik olduğunu, geminin sancak tarafına 15 derece yatık olduğunu, kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını bildirdi. Selim Yoludüz, Kurtaran gemisinin geleceğini söyledi. Saat 11:00 sularında Kurtaran olay yerine geldi. 72 saat boyunca çalışmalar durmaksızın sürdü. Fakat boğazdaki şiddetli akıntı nedeniyle çalışmalar sonuçsuz kalıyordu. Artık denizaltıdakiler için umutlar kesilmişti.

Denizaltıda ölen 81 kişi her yılın 4 Nisan günü anılır.

Denizaltıda can veren denizcilerimiz anısına;

https://www.youtube.com/watch?v=-zIF2Et2fOs


Görsel: 5 Nisan 1953 tarihli Akşam gazetesi.

(Kaynak: karagozcelebi)

Selknam Yerlileri Hayvanat Bahçeleri’nde sergilenmek üzere Avrupa’ya götürülürken. 1889

Selknam Kızılderililerin soyu Amerika kıtasına Avrupa’dan göç eden yerleşimcilerin başlattığı soykırım hareketiyle ( öldürülen Selk’nam yerlisi başına 1 İngiliz sterlini veriliyordu. ) oldukça azalmış ve son Selk’nam Yerlisinin 2004’te ölümüyle de tamamen tükenmiştir. Konuşmuş oldukları dili konuşan son Selk’nam Yerlisi 1980’de öldükten sonra dilleri de artık, soykırıma uğramış ölü bir dildir.

Selknam Yerlileri Hayvanat Bahçeleri’nde sergilenmek üzere Avrupa’ya götürülürken. 1889

Selknam Kızılderililerin soyu Amerika kıtasına Avrupa’dan göç eden yerleşimcilerin başlattığı soykırım hareketiyle ( öldürülen Selk’nam yerlisi başına 1 İngiliz sterlini veriliyordu. ) oldukça azalmış ve son Selk’nam Yerlisinin 2004’te ölümüyle de tamamen tükenmiştir. Konuşmuş oldukları dili konuşan son Selk’nam Yerlisi 1980’de öldükten sonra dilleri de artık, soykırıma uğramış ölü bir dildir.

Bu ikisi çok iyi olmuş :)

Moskova’da İlk Mc Donalds’ın açılışı ve Ruslar’ın oluşturduğu kuyruk.

Soğuk düşman Amerika’nın hamburgerlerini tatmak için Moskovalılar uzun bir kuyruk oluşturmuş.

Fotoğraftan da belli olduğu üzere, İnsanoğlu her zaman özgürlüğü köleliğe tercih eder; en azından köle olduğu halde, özgür olduğunu hissettiren bir düzeni, onlara köle olduğunu hissettiren düzene tercih eder.

Ota Benga 

Belçika Kongosu’ndan (bugünkü Demokratik Kongo Cumhuriyeti) ABD’ye getirilen bir pigmedir. 1904 yılında Amerikalı misyoner Samuel Philips Verner tarafından Belçika Kongosu’nda yakalandı ve diğer renkdaşları gibi zincire vurularak ve çok zor şartlar altında Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldü.

1904 yılında St.Louis Dünya Fuarı’nda çeşitli maymun türleriyle birlikte aynı kafeste “İnsana En Yakın Ara Geçiş Formu” olarak teşhir edildi. 2 yıl sonra New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde birkaç şempanze, bir goril ve bir orangutan ile birlikte “İnsanın Eski Ataları” adı altında sergilendi. Hayvanla insan arası geçiş aşamasını bulma iddiasındaki bilimadamları, üzerinde çeşitli deneyler yaptılar.

Daha sonra bazı hristiyan hayır kurumlarının baskısıyla hayvanat bahçesinden çıkartıldı ve medenileştirme adı altında çeşitli uygulamalara maruz bırakıldı. Maruz kaldığı bu uygulamaların etkisinden kurtulamadı ve 20 Mart 1916 yılında 32 yaşında iken çaldığı bir tabancayla kendisini kalbinden vurarak intihar etti.

Afrikalı kabilelerden Chirichiri’lerin bir ferdi olan Ota Benga’nın ismi kendi dilinde “Dost” demektir. Evli ve iki çocuk babasıydı.

Ota Benga

Belçika Kongosu’ndan (bugünkü Demokratik Kongo Cumhuriyeti) ABD’ye getirilen bir pigmedir. 1904 yılında Amerikalı misyoner Samuel Philips Verner tarafından Belçika Kongosu’nda yakalandı ve diğer renkdaşları gibi zincire vurularak ve çok zor şartlar altında Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldü.

1904 yılında St.Louis Dünya Fuarı’nda çeşitli maymun türleriyle birlikte aynı kafeste “İnsana En Yakın Ara Geçiş Formu” olarak teşhir edildi. 2 yıl sonra New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde birkaç şempanze, bir goril ve bir orangutan ile birlikte “İnsanın Eski Ataları” adı altında sergilendi. Hayvanla insan arası geçiş aşamasını bulma iddiasındaki bilimadamları, üzerinde çeşitli deneyler yaptılar.

Daha sonra bazı hristiyan hayır kurumlarının baskısıyla hayvanat bahçesinden çıkartıldı ve medenileştirme adı altında çeşitli uygulamalara maruz bırakıldı. Maruz kaldığı bu uygulamaların etkisinden kurtulamadı ve 20 Mart 1916 yılında 32 yaşında iken çaldığı bir tabancayla kendisini kalbinden vurarak intihar etti.

Afrikalı kabilelerden Chirichiri’lerin bir ferdi olan Ota Benga’nın ismi kendi dilinde “Dost” demektir. Evli ve iki çocuk babasıydı.